Bölgemiz Hakkında
Otelimizin konumu:
Antalya - Alanya karayolundan 1 km içeride yalı mahallesi mevkiinde Side girişindedir.
Manavgat'in kurulus tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, yerlesim merkezi
olusunun M.Ö. 150-200 yillari arasinda oldugu sanilmaktadir. 400-500 yillari
arasinda konaklama ve göçme seklinde geçici yerlesmelere sahip oldugu
söylenmektedir. M.Ö.'sinden yakin zamana kadar, simdiki ilçe yakinlarinda
kayiklar ve gemilerin çay üzerinde bulunan iki yaka arasinda yük ve insan
tasimaciligi yapildigi, belgelerden anlasilmaktadir. Evliya Çelebi, simdiki
Gündogdu Köyü yakinlarinda Sarisu civarinda kaplan avlandigini ve bu çevrede
yörük denilen halkin oturdugunu anlatir. Manavgat o zamanlar bir yerlesim
merkezi degildi. Kuzeyde Toroslar, güneyde Akdeniz, doguda Manavgat Çayi ile
çevrelenen genis alana verilen ad idi. Malazgirt savasindan sonra bu yöreye
Horasan'dan gelen yörükler ve Yörük Beyleri yerlesmistir. Manavgat çayinin bati
yakasi Turgay beylerinin, dogu yakasi Senir beylerinin timar, zeamet ve baslari
olarak Cumhuriyet dönemine kadar devam etmistir. Daha sonra bu iki yaka
birlestirilerek 1913 yilinda Manavgat adi ile ilçe olmustur.
Manavgat Ilçesi, vilayet merkezi Antalya'ya 76 km. uzaklikta olup, Manavgat
Irmagi'nin her iki yanindaki ayni isimli ve verimli ova üzerine kurulmustur.
Ilçe Merkezi Akdeniz kiyisindan 4 km. içerde bulunmaktadir. Kuzeyi sik
ormanlarla kapli doga güzelliklerine sahip Toros Daglari ile sinirlanmaktadir.
Ilçeyi ortadan bölen Manavgat Irmagi ovaya verimlilik ve zenginlik verir.
Manavgat Selalesi ve deltasi ilçenin en önemli dogal zenginligidir. Ilçenin
güneyinde yer alan sik çam agaçlari ile kapli Sorgun Ormani ve Manavgat Irmagi
deltasinin alüvyonlarla dolmasi nedeniyle olusan Titreyengöl, yöredeki diger
doga güzellikleridir. Ayrica ilçenin kuzeyinde Manavgat Irmagi'nin Torolar'daki
derin vadisi üzerine yapilmis olan kaya dolgu Oymapinar Baraji gölü ve çevresi
essiz güzelliktedir. Yöre jeep safari turlarinin yapildigi yerlerden biridir.
Manvgat Ovasi 2500 km2 alani ile Antalya ilinin en büyük verimli ovasi olup,
basta pamuk olmak üzere bugday, arpa, çavdar ile 45 çesit meyve ve sebze
üretilir. Yörede seracilik önemli bir ugrastir. Sebze ve meyve
yetistiriciliginin yanisira son yillarda sera çiçekçiligi de oldukça
gelismistir. Ovanin en dogusunda ise muz bahçelerine rastlanmaktadir. Nehir
vadisinde alabalik ve karides üretim çiftlikleri vardir. Son yillarda turizmin
gelismesine paralel olarak gelisen ve büyüyen ilçenin güneyinde yer alan Sorgun
ve Titreyengöl alanlarinda dünya standartlarinin da konaklama tesisleri ve tatil
köyleri insa edilmistir. Manavgat tarihinin çok eskilere gittigi, adinin Luwi
dilinde Manauwa (anasal tanriça tapinagi) oldugu bilinmektedir. Çesitli
dönemlerde Seleukeia ve Side antik kentlerinin ortak kutsal alani olarak
kullandigi sanilmaktadir.
SIDE
Antalya-Alanya karayolunun 72. km'sinden güneye dönen yol 6 km sonra günümüzün
en taninan turizm merkezlerinden Side'ye ulastirir. Side güncelligini süphesiz
1947 yilinda Istanbul Üniversitesi'nden merhum Prof. Dr. Arif Müfit Mansel ve
ekibince araliklarla sürdürülen kazi ve onarimlarla günisigina çikan Roma
imparatorlugu kalintilarina borçludur.
Side'nin Akdeniz'e uzanan küçük bir yarimada üzerinde I.Ö. 7. yüzyilda bati
anadoluda yasayan Kymeliler (Bugünkü Aliaga) tarafindan kuruldugu söylenir.
Ancak sehri kurduklari iddia edilen Kymeliler zamanla kendilerini unutarak Side
dilini kullanmaya baslamalari kuruculuktan çok güneye göçü ve yerli halka
karisimi isaret eder. Sehirde kullanilan yerel dile göre SIDE "Nar" anlamina
gelmektedir ki "Nar" Anadolu'nun bereket sembollerinden olup Roma Imparatorluk
dönemine dek sehrin sembolü olarak Side sikkelerinde kullanilmistir.
Sehrin tarihi kaderi bölgeninkinden farkli degildir. I.Ö. 6. yy'da Lydia, 5.yy.'da
Pers, 4. yy'da Iskender, ardindan da Hellenistik kralliklarin egemenlikleri
izlenir. Sehrin en parlak dönemi I.Ö. 1.yy.'da Roma ile iliskilerin kurulmasiyla
baslar. Bu parlak dönem I.S. 3. yy'a kadar sürer. Side bu dönemde hem Akdeniz'in
en önemli liman kenti ve en islek esir pazari, hem de kültür ve egitim merkezi
olmus, bugün dahi ayakta olan görkemli yapilar bu dönemde insa edilmistir. Sehir
önemini 5. yy. sonunda kaybetse de 1.yy'da tamamen terk edilene dek küçük bir
Hristiyan kenti olarak hayatini sürdürmüstür. 10. yy'dan sonra gerek depremler
gerekse savaslar nedeniyle sehrin yanip, halkinin Antalya'ya göç ettigi
anlatilmaktadir 10. yy Bizans tarihçileri Side'nin korsan yatagi oldugunu, Arap
cografyaci Idrisi (1150) yanginlar sonucu terk edilen bu önemli liman kentinin
halki, Antalya'ya göçtügünden "Yanik Antalya" olarak anildigini söyler.
Side'de son yogun yerlesim 1895 yilinda Girit adasindan göçen Türkler tarafindan
gerçeklesmistir. Kalintilar üzerindeki Selimiye adli balikçi köyü bugünkü
çekirdegini olusturmustur. Bugün asfalt kapli olan ve her iki yaninda yer yer
sütunlu galerinin izlenebildigi ana cadde, agora ve tiyatrodan sonra yarimadayi
kat ederek limana ulasir. Akdeniz'in en islek limanlarindan biri olan Side, bu
yogun islerliginden dolayi sik sik dolup kirlenmekteydi ki temizlenmesi
sehirlilerce yürütülen zor islerden biri kabul ediliyordu. Zamanla bu güçlük
yörede bütün güç isler için kullanilan "Senin isin Side limanina dönmüs"
özdeyisi halini almistir. Agoranin karsisindaki onarilmis hamam kompleksi
günümüzde Side Müzesi olarak kullanilmakta, kazilarda ele geçmis tüm buluntular
degisik mekanlarinda sergilenmektedir.
Side Tiyatrosu tipik Roma devri özellikleri gösterir. Yaklasik 15.000 kisilik
kapasiteye sahip olup onarim çalismalari devam etmektedir. Anitsal girisin
önünde küçük boyutta tiyatronun tanrisi Diansos'un tapinagi yer alir. Bugün
alisveris merkezi halini almis olan ana caddenin sonundaki limanin batisinda yer
alan iki tapinak sehrin en anitsal Roma dönemi yapilaridir. Kisa kenarlarinda 6,
uzun kenarlarinda 11 sütunla çevrelenmis olan tapinaklarindan biri Athena,
digeri ise Apollon'a ait olup Apollon tapinaginin 6 sütunu Prof. Dr. Jale Inan
ve ekibinin inanilmaz gayretleri ile yeniden ayaga kaldirilmistir. Tapinak alani
gerisindeki kemerli ve devsirme malzemeli kalintilar ise Bizans dönemi
bazilikasina aittir.
Tarihi Side
Haritasi